Kadınların Korunması Gereken 5 Ciddi Hastalık


Kadınların Korunması Gereken 5 Ciddi Hastalık

“Kadınlar eşlerinin, çocuklarının ya da diğer yakınlarının sağlıkları söz konusu olduğunda, erkeklere göre çok daha fazla fedakârca davranırlar.” Çoğu durumda kendi sağlıklarından olacaklarını bilseler dahi bu davranışları değişmez. Yakınlarını koruma ve onlara çok iyi bakma içgüdüsü ile yaratılmış kadınlar, kendilerine çok dikkat edemedikleri için bazı hastalıklara çok kolay yakalanabiliyor.

Bizde bu yazıda, “kadınlar için en tehlikeli olan 5 hastalıktan” nasıl korunabileceklerine değineceğiz.

Kalp Hastalıkları

Kadınlar önemsemedikleri ya da kalp hastalıkları hakkında bilgi sahibi olmadıkları için kendilerine zarar verebilecek davranışlar gösterebiliyor. Kalp hastalıklarının belirtilerini anlayamadıklarından buna bağlı ciddi kalp problemleri yaşayabiliyorlar.

Kalp krizi geçiren kadınlarla konuşulduğunda, aslında bir hafta önce bazı belirtileri fark ettiklerini söylüyorlar. Ancak bu belirtileri fazla ev işi yapmaktan yorulmuş olacaklarına verip, kalp problemlerinin akıllarından bile geçmediğini de ekliyorlar.

Kadınların bu konuda yapması gereken; kalp bölgesinde anormal durumlar oluştuğunu hissettiklerinde, mutlaka bir uzmana başvurarak olası kalp hastalıklarının erken teşhis edilmesini sağlamak olacaktır.

Yumurtalık Kanseri

Uzmanlara göre, çok fazla adet gören yani henüz gençlik döneminde olan, menopoz dönemine girmemiş ve çocuk sahibi olmayan kadınlar yumurtalık kanseri açısından daha fazla risk altındadır.

Teoriye göre yumurtalık yüzeyi, bir yumurta ondan ayrıldıktan sonra kendisini tamir ediyor. Bu tamir sürecinde yumurtalık yüzeyinde zayıflama ya da bir problem meydana gelebiliyor.

Bu bilgilerden, yumurtalık kanseri riskini azaltmak için çocuk sahibi olmak gerektiği çıkartılabilir. Tabi yumurtalık kanserinden korunalım derken evlilik dışı çocuk sahibi olup, akla gelebilecek her türlü psikolojik problemle karşılaşmayı göz alın gibi bir tavsiyemiz yok.

Depresyon

Kadınlar depresyondan nasıl korunabilir?

Bu konuda ilk ele alınması gereken konu, depresyondan çok daha kolay baş edilebilen strestir.

Düzenli olarak egzersiz ve fiziksel aktiviteler yapmak stres seviyesini düşürerek, kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar.

Sizi rahatlattığınızı düşündüğünüz aşırı alkol tüketiminden ve sakinleştirici ilaçlardan uzak durun.

Arkadaşlarınızla vakit geçirin ve dertlerinizi onlarla paylaşın. Yapılan araştırmalar sadece bir derdini arkadaşına anlatan kadınların bile diğerlerine göre daha az depresyona girdiğini gösteriyor.

Eğer kendinizi iyi hissetmiyorsanız aile hekiminize başvurun. Aile hekiminizin durumun altında yatan medikal olasılıkları değerlendirerek size yardımcı olacaktır.

Tiroid Kanseri

Sizce son zamanlarda neden çok fazla tiroid kanseri vakası duyuyoruz?

Tıp dünyasında teknolojinin gelişmesi ile birlikte çok sık kullanılmaya başlanan bilgisayarlı tomografi(BT) ve ultrason gibi işlemler vücuttaki hormonlar üzerinde olumsuz etkiler yapabiliyor. Hatta daha önce tiroid kanseri hikâyesi olanlarda kanserin tekrarlama olasılığını artırabiliyor. Bunun dışında yaşadığımız çevredeki radyasyon miktarının artması ve uygulanan bilinçsiz diyetler, yine hormonal dengemizi bozarak tiroid kanserine sebep olabiliyor.

Tiroid kanseri çok rastlanan bir kanseri olmasının yanında, tedavi edilebilirliği en yüksek kanser tipi olarak da bilinmektedir. Tiroid kanserinin kesin tedavisi, yaş, boy, tümörün tipi ve diğer organlara yayılıp yayılmamasına bağlıdır. Kadınlarda ise en çok yaş ile ilgilidir.

Aşırı Aktif Mesane (Overactive Bladder)
Botox(Botulinum toxin A)’un bir hastalığın tedavisinde kullanılabileceğini hiç düşünmüş müydünüz?

Botox aşırı aktif mesane hastalığında oldukça güzel sonuçlar veren bir tedavi yöntemi olarak kullanılıyor. Mesane kaslarına uygulanan botox, kasları rahatlatarak mesanenin aşırı aktifliğini kontrol altında tutmanızı sağlıyor.

Botox işleminden sonra idrar yaparken, kesik kesik idrar yapma gibi bir yan etki görülebiliyor. Fakat bu geçici bir durum olduğundan önemsemeye gerek duyulmuyor. Bu önemsiz yan etkinin yanında, Botox’un ekonomik durumunuz için olumsuz bir yan etkisi de bulunuyor. Çünkü henüz dünya çapında hiçbir ülkenin sağlık bakanlığı, Botox’un Aşırı Aktif Mesane Hastalığı’nın tedavisi olabileceğini onaylamış ve kabul etmiş değil. Bu yüzden sigorta kurumunuz bu tedaviyi karşılamıyor.




Yorum yapın

You must be logged in to post a comment.

Son Yazılar
Sağlık Yazıları
Günün Yazıları
Son Yorumlar
Valid XHTML 1.0 Transitional Valid CSS!